Nasrettin Hoca Fıkraları

Çocuklar için Nasrettin Hoca fıkraları. Güldüren, güldürürken de düşündüren çocuk fıkralarını keyifle okumanızı dileriz. Sitemizdeki tüm fıkralar eğitici olup çocukların kişisel gelişimine katkı sunma amacıyla yayınlanmıştır.

O Zaman Başka Fıkrası

Bir gün, Nasrettin Hoca’nın kadılık yaptığı sıralarda bir adam gelmiş:
-Hoca efendi demiş, size bir şey danışacağım.
-Buyurun sorun. Demiş Hoca, adam devam etmiş;
-Geçen gün, komşuların size ait olduğunu söyledikleri bir öküz, tarlada bizim ineğin karnına boynuzla vurup öldürmüş. Şimdi ne yapmam gerek? Hoca , sakallarını sıvazlayıp bir an düşündükten sonra:
-Hayvan bu, demiş, dava edecek değilsin ya!..
-Teşekkür ederim kadı efendi.
-Sahibinin de bu işte suçu yok; ne bilsin böyle olacağını? Adamın yüzü gülmüş, tekrar söze başlamadan önce:
-Kusura bakma kadı efendi, demin ben bir yanlışlık yaptım, ölen inek benimki değil, seninki imiş. Hoca, yerinden doğrulup:
-Bak demiş, şimdi iş değişti. O halde verin raftaki kara kaplı kitabı da hele bir bakalım! …

Ben De Vardım

Nasrettin Hoca bir gün komşusuyla konuşuyormuş, komşusu demiş ki:
– “Ya hocam dün gece sizin evden bir gürültü çıktı. Neydi o?”
Hoca:
– “Hiç sadece hanımla biraz tartıştık kavuğum merdivenlerden yuvarlandı”, demiş.
Komşusu:
– “Yahu hocam hiç kavuktan bu kadar ses çıkar mı?”, demiş.
Hoca da: – “Ya anlasana kavuğun içinde ben de vardım”, demiş.

Subaşının Eşeği

Günlerden bir gün, eşeği kaybolan Subaşı, ortalığı birbirine katmış:
– Çabuk benim eşeğimi bulun, yoksa karışmam! diye bağırıp çağırmaya başlamış. Herkesi bir telaş, bir korku sarmış. Eşeği bulmak için dört bir tarafa dağılan Akşehirliler, yolda Nasrettin Hoca’ya rastlamışlar:
-Aman Hocam, ocağına düştük bize yardım et. Yolda sahipsiz bir eşek bulursan hemen yakala olur mu?

-Hoca sormuş; eşek kimin?
-Subaşının eşeği. demişler.
Nasrettin Hoca da: “Peki ararım” demiş ve türkü söyleye söyleye yolunu sürdürmüş. Karşısına çıkan bir köylü:
-Hocam, böyle türkü söyleyerek ne yapıyorsun? Deyince,

Hoca:
-Subaşının eşeğini arıyorum! Demiş. Adam, şaşırmış:
– Yahu hocam, hiç türkü söyleyerek eşek mi aranır mı?
-El elin eşeğini elbette türkü söyleyerek arar. Hele eşek zorla aranıyorsa. Üstelik Subaşınınsa….

Perdeyi Ben Buldum

Bir dost meclisinde Nasrettin Hoca’nın eline iş olsun diye bir saz tutturmuşlar:
-Hadi bize güzel güzel bir şeyler çal da dinleyelim! Demişler. Hoca sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinde rastgele dolaştırmaya ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmaya başlamış:
– Aman Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır? Perdeler üzerinde usuluyle gezinmek gerek … Hoca , elindeki sazı tımbırdatmayı sürdürürken:

-Onlar perdeyi bulamazlar, aramak için gezinip dururlar. Ben buldum işte. Niçin boşu boşuna gezinip durayım, demiş. Gülmüş.

Nasrettin Hoca Eşeğe Neden Ters Binmiş

Günlerden bir gün Hoca, eşeğine binerek, arkasına takılan bir takım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der:
-Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz!